• "Engeller Bedende Değil, Düşüncelerdedir" Vasfiye Uslusoy'dan Hayata ve Yazarlığa Dair İlham Veren Yolculuk
    • "Engeller Bedende Değil, Düşüncelerdedir" Vasfiye Uslusoy'dan Hayata ve Yazarlığa Dair İlham Veren Yolculuk
      "Engeller Bedende Değil, Düşüncelerdedir" Vasfiye Uslusoy'dan Hayata ve Yazarlığa Dair İlham Veren Yolculuk
      Doğuştan engelli olmasına rağmen hayata hiçbir zaman teslim olmayan yazar Vasfiye Uslusoy, yaşam mücadelesini ve yazarlık serüvenini Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Temsilcisi Erhan Özdemir'e anlattı. Eşini kaybettikten sonra iki çocuğunu tek başına büyüten, simit satarak hayat mücadelesi veren Uslusoy, yıllar boyunca içinde büyüttüğü yazma hayalini hastane odasında gerçeğe dönüştürdü. Samimiyeti, güçlü yaşam öyküsü ve ilham veren sözleriyle dikkat çeken bu özel söyleşi, okurlara umut aşılıyor.
      30.06.2026 - 13:32 | Son Güncelleme:30.06.2026 - 13:32
      Erhan Özdemir

      Bir Hayatın Romanı: Vazgeçmeyen Bir Kadının Kaleminden

      Röportaj: Erhan Özdemir

      Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Müdürü

      Konuk: Yazar Vasfiye Uslusoy

      Erhan Özdemir:
      Vasfiye Hanım, öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Merhaba, ben Vasfiye Uslusoy. Lise mezunuyum, iki çocuk annesiyim, 56 yaşındayım ve doğuştan engelli bir insanım. Ancak yıllardır savunduğum bir düşünce var: Asıl engel, insanın bedeninde değil; düşüncelerindedir.

      Hayat zaman zaman bize 1-0 geriden başladığımız hissini verse de buna hiçbir zaman inanmadım. Sağlıklı insanlar kadar rahat hareket edemesem de evlendim, anne oldum, mutlu bir aile kurdum. Ancak 2011 yılında, yirmi beş yıllık evliliğimin ardından eşimi kaybettim.

      O dönem kızım on yaşında, oğlum ise on dokuz yaşındaydı. Hayatın yükü omuzlarıma bindi. Çocuklarım için çalışmam gerekiyordu. İş bulmak kolay değildi. Engelli olduğum için birçok kapı yüzüme kapandı. Ben de simit satarak hayata tutundum. Yaklaşık beş yıl boyunca çalıştım ve çocuklarımı bugünlere getirebilmek için elimden gelen her şeyi yaptım.

      Yıllar sonra fizik tedavi süreçleri başladı. Uzun süren hastane günleri bana düşündüğümden çok daha farklı bir kapı açtı. İçimde yıllardır bekleyen yazma arzusu yeniden canlandı. Kendime olan inancım ve Allah'a olan güvenim sayesinde bugün ilk kitabımı tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum.

      Erhan Özdemir:
      Yazarlık yolculuğunuz tam olarak ne zaman başladı?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Aslında yazma isteği otuzlu yaşlarımdan beri içimdeydi. Ama hayatın sorumlulukları buna izin vermedi.

      Uzun süren hastane tedavilerim sırasında yalnız kaldığım günlerde içimde tarif edemediğim bir duygu oluştu. O sessizlik bana "Artık yazmalısın." dedi.

      O an yıllardır kurduğum hayali gerçekleştirmeye karar verdim.

      Erhan Özdemir:
      Kitabınız nasıl bir eser?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Bu eser gerçek yaşamımdan yola çıkılarak yazılmış bir romandır.

      Hayatımın yaşanmışlıklarını, mücadelemi ve insanlara vermek istediğim mesajları roman diliyle anlatmaya çalıştım.

      Erhan Özdemir:
      Planlı mı ilerlersiniz yoksa yazı sizi mi götürür?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Çoğunlukla hafızamda kalan olayları yazıyorum.

      Fakat bazen öyle anlar oluyor ki gece uykumdan kalkıp yazmaya başladığım çok olmuştur. İlham geldiğinde beklemiyor.

      Erhan Özdemir:
      Yazma disiplininizden bahseder misiniz?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Her gün fizik tedavilerimi, kardiyo ve nefes çalışmalarımı tamamladıktan sonra yazmaya başlıyordum.

      Çoğu zaman gecenin ilerleyen saatlerine hatta sabah dörde kadar yazdığım oluyordu.

      Bazen elim düşüncelerime yetişemiyordu.

      Bazen de anılarım o kadar yoğun geliyordu ki durup ağlamam, dinlenmem gerekiyordu.

      Erhan Özdemir:
      Karakterler kendi yolunu çizdi mi?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Evet.

      Başta onları ben yönlendirdiğimi düşünüyordum.

      Ancak yazdıkça hatıralarım karakterleri benden bağımsız şekilde şekillendirdi.

      Bazı insanlara sandığımdan daha çok kırgın olduğumu, bazılarına ise düşündüğümden daha fazla sevgi duyduğumu fark ettim.

      Erhan Özdemir:
      Bugünkü tecrübelerinizle geçmişe dönseniz kendinize ne söylerdiniz?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Benim için en önemli şey samimiyetti.

      Okurun kalbine doğrudan ulaşabilecek sade bir dil kullanmayı tercih ettim.

      Şimdilik "Keşke bunu daha önce bilseydim." dediğim bir konu yok.

      Belki zamanla fikirlerim değişebilir.

      Erhan Özdemir:
      İlk kıvılcım nasıl doğdu?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Hayatım boyunca hem sağlıklı bireylerle hem de engelli arkadaşlarımla birlikte yaşadım.

      Onların hayata bakışlarını gözlemledim.

      Bazılarının fiziksel engeli benden daha azdı ama hayata benden daha zor tutunuyorlardı.

      Onlara anlatamadığım birçok şeyi kitabımla anlatabileceğimi düşündüm.

      İlk kıvılcım tam da burada doğdu.

      Erhan Özdemir:
      Edebiyat yolculuğunuzda size kimler eşlik etti?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Çocukluğumda babam bana sürekli kitap getirirdi.

      En çok etkilendiğim isimler;

      • Yaşar Kemal
      • Sabahattin Ali
      • Halit Ziya Uşaklıgil
      • Halide Edip Adıvar
      • Duygu Asena
      • Dostoyevski
      • Victor Hugo
      • Tolstoy

      Onlar bana sadece edebiyatı değil, insanı anlamayı öğrettiler.

      Erhan Özdemir:
      Kaleminizin merkezinde hangi duygular var?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Mücadele...

      İnsan onuru...

      Sabır...

      İnanç...

      Hayata tutunmak...

      Sanırım bütün yazılarımın ortak noktası bunlar.

      Erhan Özdemir:
      Okurlarınızdan aldığınız en unutamadığınız geri dönüş?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Henüz kitabım yeni olduğu için bu yolculuğun başındayım.

      Ancak en büyük hayalim insanların kitabımı okuduktan sonra "Ben de vazgeçmeyeceğim." demeleri olacaktır.

      Erhan Özdemir:
      Yazarlık dışarıdan göründüğü kadar kolay mı?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Hayır.

      Yazmak sadece kelime dizmek değildir.

      Yazmak bazen yıllarca yaşadığınız acıları tekrar yaşamaktır.

      Erhan Özdemir:
      Okurlarınızı yeni eserler bekliyor mu?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Evet.

      Şu an yeni çalışmalar üzerine düşünmeye başladım.

      İnsan hayatına dokunan yeni hikâyeler yazmayı istiyorum.

      Erhan Özdemir:
      Hayatınızın dönüm noktası neydi?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      İnsan bazen yaşadığı acıları sadece konuşarak anlatamıyor.

      Ben de onları yazıyla anlatmayı seçtim.

      Erhan Özdemir:
      Tek bir mesajınız olsa tüm dünyaya ne söylemek isterdiniz?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Kimse vazgeçmesin.

      Engel bedenimizde olabilir ama umutlarımızda olmasın.

      İnsan kendine inandığında düşündüğünden çok daha güçlüdür.

      Erhan Özdemir:
      İlk kitabını yazmaya hazırlanan genç yazarlara ne tavsiye edersiniz?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Başkasına benzemeye çalışmayın.

      Kendi sesinizi bulun.

      Samimi olun.

      Çünkü okur önce kalbi hisseder.

      Erhan Özdemir:
      Okuyucularınıza son olarak neler söylemek istersiniz?

      Yazar Vasfiye Uslusoy:

      Hayat bazen bizi çok zor sınayabilir.

      Ama umut ettiği sürece insan yeniden ayağa kalkabilir.

      Kitabımı okuyan herkesin kendi içindeki gücü keşfetmesini diliyorum.

      Editör Yorumu

      Bazı insanlar hayatlarını yaşar, bazı insanlar ise yaşadıklarını başkalarına umut olacak satırlara dönüştürür. Vasfiye Uslusoy'un hikâyesi tam da bunun karşılığı. Onun kalemi yalnızca yaşanmışlıkları anlatmıyor; aynı zamanda vazgeçmemenin, umudun ve insan iradesinin ne kadar güçlü olabileceğini de gösteriyor. Bu söyleşi, sadece bir yazarın hayatını değil, aynı zamanda her zorluğun içinde filizlenebilecek yeni başlangıçların mümkün olduğunu hatırlatıyor.

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan emagazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.