
Çocuk edebiyatı; hayal gücünü besleyen, merakı canlı tutan ve geleceğin okurlarını yetiştiren en önemli edebiyat alanlarından biridir. Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Temsilcisi Erhan Özdemir, ilk kitabı Kayıp Sözcükler Diyarı ile dikkat çeken yazar Fatma Yıldız ile yazarlık serüveninden çocuk edebiyatına, ilham kaynaklarından yeni projelerine uzanan keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.
Fatma Yıldız:
Hayal kurmayı ve kelimelerle dünyalar inşa etmeyi seven bir yazarım. Çocuk edebiyatı benim için sadece bir alan değil; hayatın tüm karmaşasında masumiyete, umuda ve keşif duygusuna açılan kapı. Kayıp Sözcükler Diyarı ile çocukların iç dünyalarına dokunmaya çalışan bir kelime işçisiyim.
Fatma Yıldız:
Yazmak benim için bir "karar" anından ziyade, hissettiklerimi ve zihnimde biriken hikâyeleri dışarı aktarma ihtiyacıyla kendiliğinden başladı. Çocukların hayatına dokunabilme ve onları bambaşka diyarlara götürebilme fikri bu yolculuğu benim için kesinleştirdi.
Fatma Yıldız:
Her şey genellikle zihnime düşen tek bir imge, bir soru ya da bir duyguyla başlıyor. Belirli bir ritüelimden ziyade, zihnimdeki çocukla baş başa kalabileceğim sakin anları yakalamaya çalışırım. Bir konsept belirdiğinde önce onun dünyasını ve kurallarını çizerim; ardından karakterler kendi yollarını bulmaya başlar.
Fatma Yıldız:
Karakterler başlarda zihnimde birer taslak gibi durur; ancak olaylar geliştikçe sanki kendi iradelerini kazanırlar. Onlara alan tanıdığınızda size direnç gösterebilirler ya da kurguladığınız plandan tamamen bağımsız bir karar verebilirler. Bu özerklik beni her zaman heyecanlandırır; çünkü bir karakter sizi şaşırtmaya başladıysa, o artık gerçekten yaşıyor demektir.
Fatma Yıldız:
İlk taslağın kusursuz olması gerekmediği gerçeği. İlk yazım sürecinde mükemmeliyetçiliğin hayal gücünü kısıtlamasına izin vermemek gerekiyor. Önce hikâyeyi serbestçe akıtmak, düzeltme ve parlatma işini sonraya bırakmak zihni inanılmaz özgürleştiriyor.
Fatma Yıldız:
İlham çoğu zaman günlük hayatın detaylarında, bir çocuğun sorusunda veya doğanın akışında gizli. Kayıp Sözcükler Diyarı fikri ise günlük yaşamda unuttuğumuz, gözden kaçırdığımız güzel kavramlar ve duygular üzerine düşünürken doğdu. "Eğer kelimeler ortadan kaybolsaydı ve biz onları yeniden aramak zorunda kalsaydık ne olurdu?" sorusu benim ilk kıvılcımım oldu.
Fatma Yıldız:
Çocukların dünyasına üstten bakmadan, onlarla aynı göz hizasında bağ kurabilen ve hayal gücünün sınırlarını zorlayan tüm ustalar benim için rehber niteliğinde. Onlardan aldığım en değerli miras; kelimelerin insan kalbini iyileştirme gücüne duyduğum sarsılmaz inançtır.
Fatma Yıldız:
Umut, keşif yolculukları, bağ kurma ve çocukların kendi potansiyellerini fark etme süreçleri sık sık döndüğüm temalar. Görsel imge olarak ise gökyüzü, doğa olayları, fantastik dünyalar ve sembolik kapılar eserlerimde sıkça yer bulur.
Fatma Yıldız:
Küçük bir okurumun hikâyedeki bir karakterin yaşadığı sıkıntıyı kendi hayatındaki bir duyguyla eşleştirip bana içtenlikle anlatmasıydı. Bir çocuğun yazdığınız bir satırda kendini yalnız hissetmediğini fark etmesi, bir yazarın yaşayabileceği en mucizevi andır.
Fatma Yıldız:
Yazmanın sadece bir ilham anından ibaret sanılması. İlham kapıyı çalar ama geriye kalan büyük bölüm disiplin, emek, sabır ve defalarca yapılan revizyonlardan oluşur. Ayrıca çocuk kitabı yazmanın kolay olduğu algısı da doğru değildir. Çocuklara hitap ederken yalınlığı yakalamak ve onların dünyasını zedelemeden hikâye anlatmak en zor süreçlerden biridir.
Fatma Yıldız:
Evet. Çocukların ve gençlerin ilgisini çekecek, zaman, teknoloji ve macerayı bir araya getiren yeni kurgular üzerinde çalışıyorum. Yine düşsel ögelerin ve derin duygusal bağların ön planda olduğu, okuru sürükleyici bir keşfe çıkaracak projeler hazırlık aşamasında.
Fatma Yıldız:
Kelimelerin sadece kâğıt üzerindeki işaretler değil; bir insanın duygularını iyileştiren, dönüştüren ve yeni dünyalar kuran güçlü araçlar olduğunu derinden hissettiğim an bu yola çekildim. Zihnimdeki dünyaları paylaşma arzusu, anlatma ihtiyacından daha ağır bastı.
Fatma Yıldız:
Çocukların hayal kurma hakkını koruyun ve onların içindeki merak duygusunu besleyin. Onlara bırakabileceğimiz en değerli miras, özgürce düşünebildikleri ve kendilerini samimiyetle ifade edebildikleri bir dünyadır.
Fatma Yıldız:
Eleştirilerden ya da hata yapmaktan korkmadan sadece yazın ve anlatmak istediğiniz dünyanın sizde uyandırdığı heyecana odaklanın.
Fatma Yıldız:
Hayallerinizin peşinden gitmekten, soru sormaktan ve kelimelerin büyülü dünyasına sığınmaktan asla vazgeçmeyin. Kayıp Sözcükler Diyarı'nda buluştuğumuz gibi, yeni hikâyelerde de birlikte hayal kurmaya devam edeceğiz.
Çocuklara ulaşan her nitelikli eser, geleceğe bırakılmış değerli bir mirastır. Fatma Yıldız, ilk kitabı Kayıp Sözcükler Diyarı ile yalnızca fantastik bir macera sunmuyor; aynı zamanda kelimelerin, duyguların ve hayal gücünün önemini de hatırlatıyor.
Yazarımıza bu samimi söyleşi için teşekkür ediyor, yeni eserlerini merakla bekliyoruz.
Röportaj:Erhan Özdemir
Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Temsilcisi

Yorum Yazın