
Röportaj: Erhan Özdemir – Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Şube Müdürü
Orta Doğu üzerine 12 yıldır çalışmalar yürüten, farklı dillerde aldığı eğitimlerle araştırmalarını geliştiren yazar Ozan Dur, Edebiyat Magazin Gazetesi’ne konuk oldu.
Dokuz kitabı ve 500’ü aşkın yazısıyla üretmeye devam eden Dur; yazarlığa başlama hikâyesinden araştırma yöntemlerine, dil öğrenme serüveninden kendisini etkileyen isimlere ve gençlere tavsiyelerine kadar birçok konuda Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Şube Müdürü Erhan Özdemir’in sorularını yanıtladı.
ERHAN ÖZDEMİR: Kendinizi tanıtır mısınız?
OZAN DUR: Ben Ozan Dur. 1994 yılında Tokat’ın Turhal ilçesinde doğdum. Üniversiteye kadar olan eğitimimi Turhal’da aldım. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Tarih Bölümü mezunuyum.
2014 yılında üniversitede seçmeli ders olarak Farsça eğitimi almaya başlayınca Orta Doğu uzmanı olmaya karar verdim. 12 yıldır Orta Doğu üzerine çalışıyorum. Kürtçe hariç bütün Orta Doğu dillerini öğrendim. Arapça, İbranice, Farsça ve İngilizceyi iyi seviyede, Rusçayı ise orta seviyede biliyorum.
Dokuz kitabım ve 500’den fazla yazım bulunuyor. ORSAM, İRAM ve TAV gibi düşünce kuruluşlarında eğitimler aldım. Türkiye’de Orta Doğu uzmanı belgesine sahip nadir insanlardan biriyim. İran’da Farsça, Almanya’da İngilizce ve Filistin’de İbranice eğitimleri aldım.
Orta Doğu alanında yazmaya ve üretmeye devam ediyorum. Yazılarım bugüne kadar 10 milyondan fazla kişi tarafından okundu ve okunmaya devam ediyor.
ERHAN ÖZDEMİR: Ne zaman yazmaya karar verdiniz?
OZAN DUR: 2014 yılında, üniversite ikinci sınıftayken yazmaya karar verdim. O tarihten beri fırsat buldukça yazıyorum.
Yazmak benim kendimi ifade etme şeklimdir. İlim öğrenmek ve yazmak kadar beni mutlu eden pek az şey vardır dünyada doğrusu.
ERHAN ÖZDEMİR: Yazma süreciniz nasıl geçiyor?
OZAN DUR: Ben edebiyat üzerine yazmıyorum ancak zaman zaman kişisel gelişime dair yazılar kaleme alıyorum. Yazarken kendime özgü bir ritüelim var. Mutlaka çayımın yanımda olmasını isterim. Çayım yanımda olunca araştırmaya başlarım.
Merak ettiğim bir konu belirler ve o konuyu yaklaşık bir ay boyunca, günde en az üç-dört saat araştırırım. Bir ayın sonunda elde ettiğim bilgilere bakarak yazımı kaleme alırım.
Kaliteli ve özgün içerikler ortaya çıkarmaya çalışırım. Türkiye’de yeterince çalışılmamış konuları seçtiğim zamanlar da olur.
Yazma işlemi bittikten sonra biraz kafamı dağıtırım. Araştırdığım konuyu detaylı araştırırım. Bir konuyu bütün yönleriyle bilmek isterim.
ERHAN ÖZDEMİR: Sizi en çok etkileyen yazarlar kimlerdir?
OZAN DUR: Beni en çok etkileyen iki isim Mehmet Akif Ersoy ve Ali Ulvi Kurucu oldu. Her ikisinin de hayatlarını az çok bilir ve takip ederim. Haklarında yeni kitaplar çıktıkça okurum.
Mehmet Akif’in toplum için yazması beni harekete geçirmiştir. Kitaplarımda bulunan her yazıya internet üzerinden de ulaşılabilir. Toplum için ücretsiz olarak birçok yazı çalışması yapıyorum ve hâlâ buna devam ediyorum.
Aslında 12 yıldır yazdıklarımdan hiç ücret almadım. Bunu da Akif ve Ali Ulvi çizgisini devam ettirmek olarak görüyorum.
Akif ve Ali Ulvi şiirle bu topluma hizmet ettiler. Ben de bildiğim dillerle ve çabalarımla bu topluma hizmet etmeye devam ediyorum. İkisinin çizgisini kendi alanımda sürdürmeye çalışıyorum.
Araştırma yaparken bazen ilham perileri bana da gelir. Yazı hazır olmadan kafamda kısa yazı fikirleri oluşur. Böyle durumlarda kısa yazılar yazar ve konular arasında bağlantılar kurarım.
ERHAN ÖZDEMİR: Eserlerinizde bilinçli olarak döndüğünüz temalar nelerdir?
OZAN DUR: Eserlerimde dil konusuna, çalışkanlığa ve İslami motiflere sık sık atıfta bulunurum. Beni besleyen anlayışlardan biri tasavvuf anlayışı olmuştur. Tasavvufun izleri az da olsa kitaplarımda görünür. İslam’ın izleri de eserlerimde yer alır.
Mesela İbranice öğrenmeye karar vermemde Zeyd bin Sabit’in büyük rolü oldu. Peygamberimizin (sav) tavsiyesi üzerine İbranice öğrenmesi beni de harekete geçirdi.
İman, beni harekete geçiren ve günlük araştırmalarımı yapmamda bana yardımcı olan itici bir güçtür. İmanla yük çekebilir ve araştırmalarıma hız verebilirim.
Hz. Zeyd bin Sabit çok kısa sürede İbranice öğrendi. Ben de iki yıldan daha kısa bir süre İbranice çalıştıktan sonra kitap yazdım. Zeyd bin Sabit Hazretlerinin manevi mirasından belki ben de ilham alabilmişimdir.
Daha sonra İbranice konusundaki çalışmalarımı halkımızın hizmetine sundum. Umarım faydalı oluyordur.
ERHAN ÖZDEMİR: Yazarlık hakkında yanlış anlaşıldığını düşündüğünüz şey nedir?
OZAN DUR: Yazarlık konusunda birkaç noktaya değinmek istiyorum. Yazarlık sadece edebiyat ve şiir yazmaktan ibaret değildir. Yazarlık bazen gündeme, bazen ekonomiye, bazen de tarihe dair yazmaktır. Tarih ve gündem de en az edebiyat ve şiir kadar önemlidir.
En başta kendi tarihimizi yazmalıyız. Ailelerimizde bir aile not defteri olmalı. Özel anlarımızı ve önemli günlerimizi oraya not almalıyız. Bunu Cahit Zarifoğlu ve ailesi yapardı.
Bunun yanında tarihte iz bırakacak bir hayat sürmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Büyük bir başarı için 10 yıl boyunca günde 10 saat çalışmak gerektiği söyleniyor. Bir alana böyle bir süre ayırmayı düşünebiliriz. Böylece Türkiye çapında ses getirecek bir başarı elde edebiliriz.
Yazarlığı yalnızca edebiyat ve şiir olarak düşünmemeliyiz. Uluslararası ilişkilere ve farklı ülkelere dair yazılar da yazabiliriz. Kendi kültürümüzü tanıtıcı yazılar da kaleme alabiliriz.
ERHAN ÖZDEMİR: Şu anda üzerinde çalıştığınız bir eser var mı?
OZAN DUR: Şu anda üzerinde çalıştığım belirli bir eser yok ancak yürüttüğüm bazı çalışmalar var. Orta Doğu alanında yazı üretmeye devam ediyorum.
Araştırdığım bazı konular var. Henüz yeterince olgunlaşmadılar. Olgunlaşır olgunlaşmaz yazılarımı paylaşacağım.
Geçtiğimiz günlerde Lübnan’ın Gazzeleşme tehlikesine dair bir yazı kaleme aldım. Orta Doğu alanında üretmeye devam ediyorum.
İlim ve Medeniyet adında bir internet sitemiz var. Sitemiz 2016 yılında kuruldu ve 10. yılını tamamladı. Orada çok farklı alanlara dair yazılar üretiyoruz.
Sitede en fazla yazı yazan ve ilk kitap çıkaran kişinin de ben olduğumu biliyorum. Diğer arkadaşlarıma da örnek olabilmeyi dilerim.
ERHAN ÖZDEMİR: Yazar olma yoluna sizi çeken neydi?
OZAN DUR: 2014 yılında ve sonraki senelerde birçok çevreden “Orta Doğu uzmanımız yok” şeklinde şikâyetler duyuyordum. Ben de Orta Doğu uzmanları yetişmesine katkı sunmaya kendimi adadım.
Arapça, Farsça ve İbraniceye dair yazdığım tanıtıcı ve öğretici yazılar milyonlarca kez okundu. Kısa sürede uzman sorunumuz azaldı. Bugün yeterince uzmanımız, hatta bazı alanlarda uzman fazlamız olduğunu düşünüyorum.
Öğrenciler Farsçayı biliyor ancak Farsçayı nerede kullanacaklarını bilemiyor ve iş bulmakta zorlanabiliyorlar. Bu nedenle gençlerin benim gibi bağımsız çalışmalar yürütmelerini tavsiye ederim.
Ben gönüllü olarak bu alanda üretiyorum. Bu alan bana çok sayıda dost kazandırdı. Çok güzel insanlarla karşılaştım ve tanınırlık kazandım.
Yazmadan gelişemeyiz ve araştırma yapmadan topluma katkıda bulunmamız zordur.
Hepimiz yalnızca edebiyat ve şiirle ilgilenmemeliyiz. Örneğin Arakan Müslümanlarını veya Uygur Türklerinin tarihini ve eğitimlerini araştırmaya kendimizi adayabiliriz.
Dünyada hakkında neredeyse hiçbir bilgimizin olmadığı birçok ülke ve toplum var. Yeşertilecek çok alan var; bir yerden başlamak gerekiyor.
ERHAN ÖZDEMİR: Tüm dünyanın beş dakika dikkatini çekme şansınız olsaydı ne söylerdiniz?
OZAN DUR: Geçtiğimiz günlerde eşini kanserden kaybeden saygın bir iş insanını dinledim. Eşi kanser olduktan sonra daha önce şikâyet ettikleri birçok şeyin aslında hiçbir değerinin olmadığını ve çok basit meseleler olduğunu fark ettiklerini söyledi.
Hayatta sorun olarak düşündüğümüz birçok şey aslında ciddi anlamda sorun değildir. Bunu bazen ancak büyük bir sorunla karşılaştığımızda anlıyoruz.
Dolayısıyla hayatta her şeyi sorun hâline getirmeden hedeflerinizi gerçekleştirmek için harekete geçin. Ölümü bile anlayışla karşılayabilmek için kendinizi gerçekleştirmelisiniz.
ERHAN ÖZDEMİR: Hayalini kurduğu kitabı yazacak bir yazara tek bir tavsiyeniz olsa ne söylerdiniz?
OZAN DUR:Ne geçmişe takıl ne de gelecekten kork. İlk kitabını yazmaya koyul ve ömür boyu hem öğren hem yaz.
Hangi yazının, hangi kitabın seni zirveye çıkaracağını bilemezsin. Yazmaya devam et ve pes ettiğin zamanlardan daha çok yeniden başla.
Zirvelere çiçekli yollardan ulaşılmaz. Olağanüstü bir başarı için olağanüstü bir çaba gerekir.
ERHAN ÖZDEMİR: Son olarak neler söylemek istersiniz?
OZAN DUR: Hayatta kendimize biraz sert davranmadan başarının gelmesi çok zor. Başkalarına nazik olacağız ama kendimizi de biraz zorlamamız gerekiyor.
Zor olan bir şeyi başarırsanız bu daha büyük bir başarıdır. Dil öğrenmek ve kitap yazmak kolay değildir ancak iradenizi güçlendirirseniz bunların üstesinden gelebilirsiniz. İradeyi geliştirmek için taekwondo gibi sporları da tavsiye ederim.
10 yıl boyunca günde 10 saat bir alana odaklandığınızda büyük bir başarı geleceğine inanıyorum.
En yükseği hedefleyin ve yapabildiğinize razı olun. Alanınızda en iyilerden biri olmanız işten bile değildir.
Çabanız ve gayretiniz daim olsun. Hayırlı, güzel ve hep beraber nice yıllara.
Ozan Dur
Bilgiye duyulan merak, araştırma disipliniyle birleştiğinde yalnızca bireysel gelişimin değil, toplumsal birikimin de önemli bir parçasına dönüşüyor.
Ozan Dur’un 12 yılı aşan Orta Doğu çalışmaları, farklı dillere yönelik ilgisi, dokuz kitabı ve yüzlerce yazıyla sürdürdüğü üretim yolculuğu; özellikle araştırmaya ve yazmaya yeni başlayan gençler açısından dikkat çekici bir deneyim ortaya koyuyor.
Yazarlığın yalnızca edebiyat ve şiirle sınırlandırılmaması gerektiğini ifade eden Dur; tarih, dil, uluslararası ilişkiler ve bölgesel çalışmaların da yazının önemli alanları olduğuna dikkat çekiyor.
Söyleşinin belki de en güçlü mesajlarından biri ise “Zirvelere çiçekli yollardan ulaşılmaz. Olağanüstü bir başarı için olağanüstü bir çaba gerekir.” sözlerinde karşılığını buluyor.
Edebiyat Magazin Gazetesi olarak değerli görüşlerini, bilgi birikimini ve deneyimlerini okurlarımızla paylaşan Ozan Dur’a teşekkür ediyor; araştırma, yazarlık ve yayın hayatında başarılarının devamını diliyoruz.
Bu değerli söyleşiyi gerçekleştiren Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Şube Müdürü Erhan Özdemir’e de emeği ve katkıları için teşekkür ediyoruz.
Edebiyat Magazin Gazetesi

Yorum Yazın