
İlk kitabı "Uçan Arkadaşım Sin" ile akran zorbalığına dikkat çeken yazar Ezgi Yar, ikinci kitabı "Barış Ormanı" ile bu kez çocukları barış, adalet ve birlikte yaşama kültürü üzerine düşündürüyor. Çocukların anlayabileceği sade ve etkileyici bir anlatımla kaleme aldığı yeni kitabını ve yazarlık yolculuğunu İzmir Edebiyat Magazin Gazetesi Müdürü Erhan Özdemir ile paylaştı.
Ezgi Yar:
İsmim Ezgi Yar. 3 Ekim 1989 tarihinde İzmir'in Tire ilçesinde dünyaya geldim. Sakin bir çocuktum. Küçüklüğümden beri hayal kurmayı ve oyunlar oynamayı seven biriydim. Üniversiteye kadar Tire'de okudum. Daha sonra Konya Selçuk Üniversitesi'nde öğrenim gördüm.
Öğrenmeyi seven biri olarak mezun olduktan sonra Açıköğretim Fakültesi'nde farklı bölümler okumaya devam ettim. Fotoğrafçılık, iletişim ve televizyonculuk üzerine de eğitimler aldım. Ayrıca koyu bir Beşiktaş taraftarı ve kongre üyesiyim.
Ezgi Yar:
İlk kitabımı pandemi döneminde okuduğum "Kürklü Kişi" kitabından sonra yazmaya karar verdim ve yazmaya başladım. O dönemde yazdığım ilk kitap hâlâ yarım durumda ancak mutlaka tamamlayacağım.
İlk yayımlanan kitabım "Uçan Arkadaşım Sin" gördüğüm bir rüyanın etkisiyle ortaya çıktı.
İkinci kitabım "Barış Ormanı" ise ülkemizde ve dünyada yaşanan savaşlardan ve adaletsizliklerden ilham aldı. Çocuklara bu önemli kavramları sade ve anlaşılır bir dille anlatabilmek amacıyla kaleme aldım.
Ezgi Yar:
Belirli bir yazma rutinim yok. Bazen aklıma gelen bir fikri hemen not alıyorum ve daha sonra geliştirmeye başlıyorum.
Bazı hikâyeler kısa sürede tamamlanırken, bazıları doğru zamanı bekliyor. Bazen de izlediğim ya da bizzat şahit olduğum olaylardan etkilenerek hikâyelerimi oluşturmaya başlıyorum.
Ezgi Yar:
Yazmaya başladığımda karakterlerin izleyeceği yolu kafamda planlıyorum. Ancak yazım sürecinde beni şaşırtıp hiç düşünmediğim yönlere ilerledikleri de oluyor.
Sonunda ise karakterlerimle ortak bir noktada buluşuyor ve hikâyeyi öyle tamamlıyorum.
**"Barış Ormanı"**ndaki Aslan karakterini de ilk başta düşündüğüm şekilde oluşturmaya çalıştım. Fakat zaman zaman hikâyeyi o yönlendirdi, zaman zaman da ben yön verdim.
Ezgi Yar:
Hikâyelerimi genellikle boş A4 kâğıtlarına yazarak çalışıyorum. Bana daha kolay geliyor.
Ancak deneyimli yazarlardan aldığım tavsiyeler doğrultusunda bir yazı defteri kullanmanın daha düzenli ve verimli olduğunu öğrendim. Bundan sonra bu yöntemi uygulamayı düşünüyorum.
Ezgi Yar:
Bu kitabın çıkış noktası ülkemizde ve dünyada yaşanan olumsuz gelişmeler ile adaletsizlikler oldu.
Fabl türünü kullanarak çocukların anlayabileceği sade bir anlatımla barış, adalet ve dayanışma kavramlarını anlatmak istemem kitabın temelini oluşturdu.
Ezgi Yar:
Şair olarak Nazım Hikmet, Can Yücel ve Orhan Veli Kanık'ı çok seviyorum.
Yazar olarak ise Ahmet Ümit'in polisiye eserlerini ve Sinan Meydan'ın tarih alanındaki çalışmalarını ilgiyle takip ediyorum.
Onlar bu işin ustaları. Umarım ben de onların izinden giderek o seviyeye yaklaşabilirim.
Ezgi Yar:
Her kitabımda farklı konular ve farklı karakterlere yer vermeye özen gösteriyorum.
İlk kitabımda akran zorbalığını bir çocuk ve konuşan bir sinek üzerinden anlatmıştım.
**"Barış Ormanı"**nda ise seçim, adalet, uzlaşma ve barış içinde yaşamanın önemini anlatmaya çalıştım.
Ezgi Yar:
Bu kitabımdaki ana karakter kendisini ormanın kralı olarak gören bir aslan.
Ancak diğer hayvanlar birlik olup seçim yapıyor ve ortak bir çözüm buluyorlar.
Okurlarımdan gelen yorumlarda özellikle adalet ve eşitlik gibi unutulmaya yüz tutmuş değerlerin çocuklara bu kadar sade ve sürükleyici şekilde anlatılmasının çok faydalı olduğu ifade edildi.
Ezgi Yar:
Yazarlığa başlamadan önce ben de kitapların çok pahalı olduğunu, yazarların ise çok kazandığını düşünüyordum.
İşin içine girince bunun hiç de öyle olmadığını gördüm.
Ayrıca eskiden kitap yazmanın kolay olduğunu sanıyordum. Yazmaya başlayınca hayal kurmanın, kurgu oluşturmanın ve ortaya nitelikli bir eser çıkarmanın büyük emek istediğini fark ettim.
Ezgi Yar:
İlkokul seviyesinde tamamladığım ancak henüz yayınevlerine göndermediğim yeni bir kitabım var.
Bunun yanında yine çocuklara yönelik yeni bir eser üzerinde çalışıyorum.
Ayrıca yetişkin okurlar için hazırladığım bir roman taslağım bulunuyor. Bu romanda hüzünlü bir aşk hikâyesinin ardından kadın karakterin yeniden ayağa kalkışını anlatacağım.
Ezgi Yar:
Hayır.
O gün bilgisayarın başına oturdum ve hiç düşünmeden yazmaya başladım.
Beni bu yola iten şey ise piyasada gördüğüm bazı kitaplar oldu. "Bu insanlar yazar olabiliyorsa ben neden olmayayım?" diye düşündüm.
Ezgi Yar:
Kitap fiyatları düşürülsün ve herkes kitap okuyabilsin isterdim.
Ayrıca ülkemizde ve dünyada barışın, adaletin ve huzurun hâkim olmasını dilerdim.
Ezgi Yar:
Kitap yazmak kolay değildir.
İlk zamanlarda hem yazmak hem de yayımlatmak zor gelebilir.
Ama asla pes etmeyin.
Kendinize inanın, yazmaya devam edin ve hayallerinizden vazgeçmeyin.
Ezgi Yar:
Kitaplarımı okumaya devam etmenizi rica ediyorum.
Sizleri sıkmayacak, keyifle okuyacağınız yeni kitaplarımla buluşmaya devam edeceğim.
İlk kitabında akran zorbalığına dikkat çeken Ezgi Yar, ikinci kitabı "Barış Ormanı" ile çocuklara barış, adalet ve demokrasiyi fabl türünün sıcak anlatımıyla aktarıyor. Çocuk edebiyatını yalnızca eğlendiren değil, aynı zamanda düşündüren bir alan olarak gören genç yazar, yeni projeleriyle de okurlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Ezgi Yar, çocukların dünyasına yalnızca hayal gücüyle değil; toplumsal değerleri sade ve anlaşılır bir dille aktararak dokunuyor. "Barış Ormanı", küçük yaşta barış, adalet, uzlaşma ve birlikte yaşama kültürünü kazandırmayı hedefleyen anlamlı bir eser olarak dikkat çekiyor. Çocuk edebiyatına duyduğu sorumluluk ve samimi yaklaşımıyla Ezgi Yar'ın yeni eserleri de şimdiden merak uyandırıyor.
Röportaj:Erhan Özdemir
İzmir Edebiyat Magazin Gazetesi Müdürü

Yorum Yazın