
ENES SARAÇ: Ben Enes Saraç. Yazarlık benim için yalnızca bir hobi değil; duygularımı, düşüncelerimi ve insanlara ulaştırmak istediğim gerçekleri ifade etmenin en güçlü yolu. Toplumsal konulara ve insan hikâyelerine ilgi duyuyorum.
ENES SARAÇ: Yazmaya olan ilgim genç yaşlarda başladı. Zamanla yaşadıklarımı, gözlemlediklerimi ve içimde biriken duyguları kâğıda dökme isteği beni yazarlığa yöneltti.
ENES SARAÇ: Eserlerimde insanın yaşadığı acıları, umudu ve mücadeleyi anlatmaya çalışıyorum. Özellikle Bir Doğu Türkistan Destanı benim için ayrı bir anlam taşıyor. Bunun yanında Aşka Hasret adlı eserimde ise daha duygusal ve insani yönleri ele aldım.
ENES SARAÇ: İkisi de diyebilirim. Bazı bölümleri tamamen planlayarak yazıyorum; bazı anlarda ise karakterler ve olaylar beni kendiliğinden farklı yönlere götürüyor.
ENES SARAÇ: Genellikle aklıma bir fikir düştüğünde not alırım. Daha sonra sessiz bir ortamda o fikri geliştirmeye çalışırım. Yazarken sakin bir ortam benim için çok önemli.
ENES SARAÇ: Karakterlerimi gerçek hayattaki insanlardan ve yaşanmış hikâyelerden ilham alarak oluşturuyorum. Bazen planladığımdan farklı davranıyorlar ve hikâyeyi beklemediğim bir yöne taşıyorlar.
ENES SARAÇ: Mükemmel olmasını beklemeden yazmaya başlamak gerektiğini daha önce bilmek isterdim. İlk taslak kusurlu olabilir; önemli olan onu tamamlamaktır.
ENES SARAÇ: İlhamı en çok insan hikâyelerinde buluyorum. Bir Doğu Türkistan Destanı da Doğu Türkistan'da yaşanan acıları öğrendikten sonra bu hikâyeyi daha fazla insana ulaştırma isteğiyle ortaya çıktı.
ENES SARAÇ: Beni etkileyen birçok yazar oldu. Hepsinden aldığım ortak miras, samimi ve cesur bir şekilde yazabilmek gerektiği düşüncesidir.
ENES SARAÇ: Adalet, umut, vefa, özgürlük, sevgi ve insan onuru eserlerimde sürekli yer verdiğim temalar arasında bulunuyor.
ENES SARAÇ: Bir okurun kitabımı okuduktan sonra olaylara farklı bir gözle bakmaya başladığını söylemesi beni çok mutlu etmişti. Bir yazara verilebilecek en güzel ödül, okurun düşünmesine vesile olmaktır.
ENES SARAÇ: Pek çok kişi kitabın yayımlanmasıyla işin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç, kitabın okuyucuya ulaşması ve tanıtılmasıyla başlıyor.
ENES SARAÇ: Evet. Yeni hikâyeler ve senaryo projeleri üzerinde çalışıyorum. Özellikle toplumsal konuları sinemaya taşımayı hedefliyorum.
ENES SARAÇ: Anlatılması gereken bazı hikâyelerin unutulmaması gerektiğini fark ettim. Yazmak, bu hikâyeleri yaşatmanın en güçlü yollarından biri oldu.
ENES SARAÇ: İnsanların birbirini daha çok anlamaya çalışmasını, adaleti ve merhameti kaybetmemesini isterdim. Sessiz kalan insanların sesini duymaya davet ederdim.
ENES SARAÇ: Başkalarını taklit etmeyin. Kendi sesinizi bulun ve vazgeçmeden yazmaya devam edin.
ENES SARAÇ: Bana zaman ayırıp eserlerimi okuyan herkese teşekkür ediyorum. Her sayfada onlarla bir duygu ve düşünce paylaşmaya çalışıyorum. Umarım yazdıklarım, hayatlarına küçük de olsa anlamlı bir iz bırakır.
Yazar Enes Saraç, eserlerinde yalnızca hikâyeler anlatmıyor; adalet, vicdan, umut ve insanlık değerlerini de okurlarıyla buluşturuyor. Özellikle toplumsal hafızayı diri tutmayı amaçlayan çalışmaları ve sinema projelerine yönelik hedefleri, edebiyatın farklı sanat dallarıyla buluşabileceğini gösteriyor. Kendisine yeni eserlerinde başarılar diliyor, edebiyat yolculuğunun uzun yıllar sürmesini temenni ediyoruz.
Bu samimi röportajda sorularımızı içtenlikle yanıtlayan değerli yazar Enes Saraç'a teşekkür ederiz.
Röportaj: Erhan Özdemir
Yayın: Edebiyat Magazin TV

Yorum Yazın