• Saf Bir Lamba Nişi
    • Saf Bir Lamba Nişi
      Yemenli şair Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi’nin “Saf Bir Lamba-Nişi” adlı şiiri, karanlıkla ışık arasındaki metafizik yolculuğu anlatıyor. İlahi fısıltılarla aydınlanan bir ruhun, gölgelerden güllere uzanan serüveni edebiyat dünyasında yankı uyandırıyor.Yemeni poet Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi’s “A Pure Lamp-Niche” illuminates the metaphysical journey from darkness to divine light, weaving shadows into roses.
      01.12.2025 - 14:50 | Son Güncelleme:01.12.2025 - 14:50
      Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi

      Saf Bir Lamba Nişi

      Son nefesini veren bir fitil gibi soluk soluğa - o parıltı bana gecenin derin karanlığından göründü.
      Gölgeden yapılmış bir el,
      hiçbir yerden esen rüzgarlarla sürüklenen,
      gizli kuzgunların kanatları gibi,
      gördüm ki,
      karanlık çırpınışlarıyla
      söndürmek için
      dönüyorlardı,
      görüşüm
      tek bir adımla bile
      dolanamadan
      ortaya çıkan şafakların
      tökezleme taşlarını temizlemek için.

      Kasvetin yüzüne gülümsedim,
      ve dallanan yollarda kaybolmuş bir gezgin gibi,
      Yüce Tanrı'nın
      gözlerime ışık kıvılcımları
      doldurduğunu hissettim,
      tıpkı evreni
      güneşlerin ve ayların ışığıyla
      doldurduğu gibi.
      Bana fısıldadı:
      "Kul,
      karar veren benim
      ışığı ne zaman göreceğine
      benim karar verenim,
      bu yüzden senin için istediğim yere git." Ve ben dışarı fırladım
      sanki dünya
      içinde bir lambanın bulunduğu bir nişmiş gibi,
      sanki o gölgeler
      bulut gibi parıldayan ışınlarmış gibi,
      ve en yüce lütfundan nazikçe esen
      bir esintiyle çırpınan kanatlarmış gibi,
      burada uçsuz bucaksız uzay koku saçıyor,
      ve her yol güllerle kaplı.

      O zamandan beri,
      adımlarımın arasında gece için bir yer görmedim,
      tek bir göz kırpması kadar bile.
      Karanlık, benim için,
      davetkar bir merak uyandırıcı oldu;
      ve ben çılgınca şakalaşmaya başladım
      çok fazla ışıktan:
      kaybolmaya yüz tutmuş bir gölge gibi soluk soluğa -
      gecenin o son parçası bana beliriyordu
      öğle vakti aylarının arasından...
      sabahın açtığı bir fener ışığı eli
      zamanın ötesinde bir alemden,
      fırtınadan inen yelkenler gibi,
      onu dışarı üflemeye çalışıyordu
      saf, beyaz mırıltılarla,
      üzerine daha fazla bakamadan,
      tek bir kısa bakışla bile -
      gölgelerin tuzaklarını açığa çıkaran bir bakış.

      Mustafa Abdulmalik El-Sumaidi
      Yemen

      A Pure Lamp-Niche

      Panting like a wick breathing its last–
      that glimmer appeared to me
      from the deep darkness of night.
      A hand fashioned of shadow,
      driven by winds from nowhere,
      I saw, like the wings of lurking ravens,
      Wheeling round to blow it out
      with their darkened flutterings,
      before my sight could be filled
      even by the space of a single step
      to clear away the stumbling blocks
      of the emerging dawns.

      I smiled into the face of gloom,
      and as a wanderer lost
      along the branching roads,
      I felt that Almighty God had filled
      sparks of light into my very eyes,
      as He had filled the universe
      with the light of suns and moons.
      He whispered to me:
      "Servant, I am the One who decides
      when you shall behold the light,
      so go where I will for you."
      And I sallied forth
      as though the world were a niche
      within which a lamp resides,
      as though those shadows were
      nebula-gleaming rays,
      and wings fluttering with a breeze
      blown gently from His highest grace,
      where the vast space exhales fragrance,
      and every path is carpeted in roses.

      Since then, I have seen
      no dwelling place for night within my steps,
      not even for the span of a single blink.
      Darkness has become, for me,
      an inviting stir of curiosity;
      and I began to jest deliriously
      from too much light:
      panting like a pre-vanishing shade–
      that last sliver of night appearing to me
      through the noonday moons…
      a hand of lantern-light unfolded by morning
      from a realm beyond time, i saw,
      like storm-descending sails,
      seeking to breathe it out
      In pure, white murmurs,
      before I could widen my sight upon it,
      even with a single fleeting glance—
      a glance unveiling the snares of shadows.

      Mustafa Abdulmalek Al-Sumaidi
      Yemen

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Edebiyat Magazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.