• Yaz Yolculuğu Başlıyor: Deniz mi Yayla mı?
    • Yaz Yolculuğu Başlıyor: Deniz mi Yayla mı?
      Yaz Yolculuğu Başlıyor: Deniz mi Yayla mı?
      2025 yaz sezonu açıldı. Okulların kapanmasıyla birlikte Türkiye’nin dört bir yanında bavullar hazırlanıyor. Edebiyat Magazin, deniz ve yayla tatilini sevenler için keşif dolu bir rota rehberi hazırladı.
      28.05.2025 - 14:10 | Son Güncelleme:28.05.2025 - 14:10
      GÜVEN ALBAYRAK

      Yaz, sadece sıcak bir mevsim değil; hayalleri yüklenip yollara düşmenin, içimizdeki çocuğu özgür bırakmanın çağrısıdır. Okulların tatil olmasıyla birlikte milyonlarca insan yollara revan olmaya hazırlanıyor. Kimisi tuz kokan rüzgârların peşinden kıyılara, kimisi serinliğiyle gönlü ferahlatan yaylalara doğru... Peki bu yaz, Türkiye’nin hangi güzellikleri görülmeyi hak ediyor?

      Denizin Şarkısı: Kıyılar Bizi Çağırıyor

      Datça – Muğla:
      Ege ile Akdeniz’in sarmaş dolaş olduğu bu eşsiz yarımada, rüzgârın ve sessizliğin şehridir. Knidos Antik Kenti’nin sonsuzluğa açılan taş basamaklarında yürümek, Palamutbükü’nün serin sularında çocuklar gibi yüzmek isteyenler için Datça hâlâ bakir bir vaha.

      Kaş – Antalya:
      Kalkandan Kaputaş’a, antik tiyatrosundan Meis manzarasına dek Kaş, ruhu olan bir sahil kasabasıdır. Dalış tutkunları için Akdeniz’in en berrak noktalarından biri olan Kaş, aynı zamanda zamanın yavaş aktığı nadir yerlerden biridir.

      Ayvalık – Balıkesir:
      Cunda Adası’nda taş sokaklar, sabah ezanıyla karışan martı sesleri, zeytin ağaçlarının gölgesinde uzayan akşamlar... Ayvalık, Ege’nin nostaljiyle yıkanan yüzüdür. Denizin tuzunu, geçmişin burukluğuyla hissedersiniz burada.

      Bozcaada – Çanakkale:
      Bağbozumu rüzgârları, Ege mutfağının şiirsel tatları ve Rum evlerinin arasındaki yavaş adımlı yolculuk... Bozcaada, tatilden çok bir içsel yolculuktur aslında.

      Serinliğin Kucağında: Yaylalarda Yazın Başka Hâli

      Ayder Yaylası – Rize:
      Yemyeşil yamaçların üzerinde sisle flört eden çam ağaçları, tulum sesinin eşlik ettiği horonlar ve taptaze yayla kahvaltıları... Ayder, Karadeniz’in kalbidir. Dere kenarındaki otellerde konaklamak, geceleri yıldızların altında sessizliğe kulak vermek için birebirdir.

      Pokut Yaylası – Rize:
      Bulutların üstünde yürümek, her sabah gökyüzünün rengini yeniden öğrenmek isteyenler için Pokut bir başka âlemdir. Burada zaman, doğayla aynı ritimde akar.

      Sultan Murat Yaylası – Trabzon:
      Tarihin ve doğanın kol kola verdiği bu serin cennet, özellikle kamp tutkunları ve karavancıların gözdesidir. Yüksek rakımıyla yaz sıcağında serin kalmak isteyenlere huzurlu bir kaçış sunar.

      Perşembe Yaylası – Ordu:
      Menderesleriyle ünlü bu yayla, sadece doğasıyla değil estetik görünümüyle de büyüler. Doğa fotoğrafçılarının favorisi olan Perşembe Yaylası, çayırlarda özgürce koşan atlar, bulutların içinde kaybolmuş dağ köyleri ve serinliğiyle unutulmaz bir yaz sunar.

      Keyfalan ve Çambaşı Yaylası – Ordu:
      Çambaşı, Türkiye'nin denize en yakın yaylalarından biri olarak, orman içi yürüyüş rotaları ve modern konaklama alanlarıyla dikkat çekerken; Keyfalan Yaylası ise doğallığı bozulmamış özgün atmosferiyle kampçılar için saklı bir cennet gibidir. Her iki yayla da Karadeniz’in coşkulu doğasını serin bir kucaklamayla sunar.

      Abant ve Gölcük – Bolu:
      İstanbul’a ve Ankara’ya yakınlığıyla aileler için ideal olan bu yaylalar, göl kenarında piknik yapmak, yürüyüş yollarında dinginleşmek isteyenler için birebirdir.

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorum yazarak topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Edebiyat Magazin hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

      Yorumlar

      • Ayşe Atila

        Kaş,Datça,Ayvalık gezilerini tercih ederim ama yaylalar daolabilir.
      • Güven Albayrak

        Denizin tuzu teninize sinmişse eğer,Kaş’ın sessizliğinde, Datça’nın rüzgârındave Ayvalık’ın taş sokaklarındabir zamanlar kalbinizi unuttuysanız —demek ki siz, mavinin şairisiniz.Ama bilirsiniz,yaylalar da yürek ister.Sisle sarılmış bir patikada yürürken,serin bir çayın şırıltısındakendi sesinizle yüzleşmek de vardır yolculukta.Belki de yaz dediğimiz şey,hem güneşte yanmak hem de serinlikte düş görmekle tamamlanır.Hem Ege’nin sarhoş gülümseyişihem Karadeniz’in serin kucağıdır…Rota sizsiniz aslında.Yol sadece sizi izler.
      • Veda Beşgül

        Çok güzel bir rota olmuş. Teşekkürler.