Ana Sayfa
  • MENU
  • KÜLTÜR- SANAT
  • Edebiyatın İz Bırakanları
  • GÜNDEM
  • MAGAZİN
  • ŞİİR
  • ÖYKÜLER
  • RÖPORTAJ
  • YAZARLAR
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
KÜLTÜR- SANAT
Edebiyatın İz Bırakanları
GÜNDEM
MAGAZİN
ŞİİR
ÖYKÜLER
RÖPORTAJ
YAZARLAR
    • Dünyanın Unuttuğu Katliam “Tripoliçe”
      • Makaleler
      • Dünyanın Unuttuğu Katliam “Tripoliçe”
      25 Eylül 2025 09:43
      Son Güncelleme:25 Eylül 2025 09:43
      Ali Yurtseven
      Paylaş |

      Panel: Yunan İsyanı ve Vahşet: Tripoliçe Katliamı Paneli (The Greek ...

      Günümüz Yunanistan’ının güney bölgesi olan Peloponez yarımadası, Yunanistan’ın başka bölgeleriyle birlikte, 14’üncü yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı İmparatorluğu tarafından yönetilmiş olan “Mora Eyaleti” idi.

      Douglas Dakin gibi tarihçilere göre, bu bölgede yaşayanlar, o dönem diğer hükmeden güçlere kıyasla, Osmanlı yönetimini tercih etmişlerdir. Bunun farklı sebepleri vardı. İlk olarak, Osmanlıların vergileri, Venedikliler ve benzeri güçlerin vergilerine kıyasla, daha düşük bir seviyedeydi. Herhangi bir Romalı Katolik hükümdara kıyasla, Osmanlı yönetimi daha fazla hoşgörülü ve daha az sert nitelikteydi.

      1821-1829 yıllarında Yunanistan'ın Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlanan ayaklanma olarak bilinen Mora İsyanı, büyük bir vahşet tablosunu beraberinde getirdi.

      Yunanistan’a bağımsızlık yolunu açan 1821 isyanı, Mora Yarımadası’nın güneyindeki Manya Burnu’nda yaşayan Yunanlıların Osmanlılara karşı 17 Mart 1821 tarihinde giriştikleri başkaldırı ile başlamıştır.

      İsyanın ilk hedeflerinden biri Mora’nın merkezinde bulunan ve Osmanlı idaresinin Mora’daki yönetim merkezi olan Tripoliçe şehriydi. Çok sayıda varlıklı Türk ailesi orada ikamet etmekteydi.

      Kısa süre içinde alevlenen ayaklanmalar, Avrupa'nın da desteğiyle hızlı bir şekilde yayıldı. 19. yüzyıl başlarında Mora'nın merkezi Tripoliçe'de nüfus 20 bin civarındaydı. Kayıtlara göre nüfusun bir kısmı Türklerden oluşuyordu.

      Genel bir tanımlama ile Tripoliçe Katliamı, Yunan Bağımsızlık Savaşı'ndaki Tripoliçe kuşatması esnasında 23 Eylül 1821 günü şehrin düşmesi ile Müslümanların Türklerin katledilme olaylarıdır. 

      İngiliz asker ve tarihçi Thomas Gordon, katledilen sivillerin sayısını 8.000 olarak tahmin ederken, 8.000 de Osmanlı askerinin öldürüldüğünü belirtmektedir.  

      Yunan tarihi üzerinde uzman olan tarihçi ve yazar William St. Clair öldürülen sivillerin sayısının 10.000 üzerinde olduğunu belirtmiştir.

      Bu katliam sırasında neler olduğu, çeşitli İngiliz akademik kaynaklarda ayrıntılı şekilde anlatılmıştır. İngiliz tarihçi Walter Alison Phillips, 1897 yılında yazmış olduğu kitabında, bu korkunç barbarlığı anlatırken aşağıdaki ifadelere yer vermiştir.

      “Perişan yerli halk, üç gün boyunca barbar çetesinin şehvet ve zulmüne maruz kalmıştır. Hiçbir cinsiyet veya yaş grubu bağışlanmamıştır. Kadınlar ve çocuklar öldürülmeden önce işkenceye uğramışlardır.

      Katliam o kadar kötü bir boyuta ulaşmıştır ki, Yunan Bağımsızlık Savaşı'nda başrol oynayan Yunan mareşali, Theodoros Kolokotronis şehre geldiğinde, “kapıdan kaleye kadar, atının nallarının yere hiçbir zaman değmediğini kendisi söylemiştir. Onun zafer yolu cesetlerle kaplanmıştı. Kadınların ve çocukların bulunduğu Müslüman kitleler, yakınlardaki dağlarda sığır gibi doğrandı."

      Tarihçi William St. Clair ise, katliam sırasında Tripoliçe'de bulunan yabancı subayların gördüklerini şöyle anlattı; "10 binin üzerinde Türk öldürüldü. Paralarını sakladığı düşünülen tutsaklara işkence edildi. Kolları ve bacakları kesildi. Hamile olan kadınların karınları ve çocukların kafaları kesildi. Cumadan pazara kadar hava çığlık sesleriyle doluydu."

      Sonuç olarak,

      23 Eylül 1821 günü Tripoliçe’de on binlerce Türk, acımasız ve vahşi bir şekilde katledilmiştir.

      İmparatorluk geleneğinden gelen ve Cumhuriyet Kültürüyle yoğrulan büyük ve Necip Türk milleti, acıları paylaşmayı bir zayıflık olarak gördüğü için bu güne kadar bu büyük trajediyi yeterince anmamıştır.

      204 yıl önce Mora – Tripoliçe’de yaşanan bu katliamın izleri, acıları, üzüntü ve yası bizlerde unutulmayarak hep taze kalacak ve katliama maruz kalan şehitlerimizin aziz hatıraları her zaman saygıyla yad edilecektir.

      Milliyetçiliğin farklı algılanıp, yönlendirildiği halk kitleleri, nerede olurlarsa olsunlar,  yaşadıkları toplumlara hep zararları olmaktadır.

       

      Yararlanılan Kaynaklar: Tripoliçe Katliamı/https://www.haberler.com/https://www.rubasam.com/tripolice-soykirimi/, https://tr.wikipedia.org/,https://www.bing.com/, https://www.avim.org.tr/, Türk Dünyası Balkan Türkleri Destekleme ve İş Birliği Derneği/Aygün İlko  

       

      Ali YURTSEVEN

      23.09.2025

       

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yazarın Diğer Yazıları

      • Gazeteci Olmak

        10 Ocak 2026
      • Dünyanın Unuttuğu Katliam “Tripoliçe”

        25 Eylül 2025
    • Haberler
      • İzmir Reklam Dünyasında Yeni Dönem: Style Ajans Hizmete Girdi!
        İzmir Reklam Dünyasında Yeni Dönem: Style Ajans Hizmete Girdi!
      • Defne’nin Geleceği İçin Dev Koordinasyon: Başkan Öntürk Sahada!
        Defne’nin Geleceği İçin Dev Koordinasyon: Başkan Öntürk Sahada!
      • Mustafa Söğüt: "Şiir Yazarken Aslında Sustuğum Her Şeyi Konuşturuyorum"
        Mustafa Söğüt: "Şiir Yazarken Aslında Sustuğum Her Şeyi Konuşturuyorum"
      • Antakya Çevre Koruma Derneği’nden Çernobil Yıldönümünde Sert Uyarı: “Bu Bir Kader Değil, Tercihtir!
        Antakya Çevre Koruma Derneği’nden Çernobil Yıldönümünde Sert Uyarı: “Bu Bir Kader Değil, Tercihtir!
      • Antakya'nın Diriliş Muştusu: Patrik 10. Yuhanna Yıkıntılar Arasında Umut Dağıttı
        Antakya'nın Diriliş Muştusu: Patrik 10. Yuhanna Yıkıntılar Arasında Umut Dağıttı
      • Edebiyatın Tescilli Markası Mustafa Çifci’den Büyük Başarı: "Duygusal Ayrılık" 2. Baskısında!
        Edebiyatın Tescilli Markası Mustafa Çifci’den Büyük Başarı: "Duygusal Ayrılık" 2. Baskısında!
      • İskenderun’da Dev Obruk Paniği: Şantiye Sahası Metrelerce Derine Çöktü!
        İskenderun’da Dev Obruk Paniği: Şantiye Sahası Metrelerce Derine Çöktü!
      • Hatay’da 23 Nisan: Güvenlik Kıskacında Sessiz ve Derin Coşku
        Hatay’da 23 Nisan: Güvenlik Kıskacında Sessiz ve Derin Coşku
      • Beş Güzel Şiir - Eva Petropoulou-Lianou,
        Beş Güzel Şiir - Eva Petropoulou-Lianou,
      • Yemenli Şair Al-Sumaidi’den Ruhun Derinliklerine Yolculuk: "Nefes Kesen Parıltın"
        Yemenli Şair Al-Sumaidi’den Ruhun Derinliklerine Yolculuk: "Nefes Kesen Parıltın"
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • Künye
    • Kvkk Aydınlatma Metni
    • Çerez Politikası
    • Topluluk Kuralları
    • Yazıların Sorumluluğu
    • İletişim ve Sosyal Medya
    • HAKKIMIZDA
    • MİSYONUMUZ
    • VİZYONUMUZ
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 e-magazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım