Kedi ve Sadık Köpek
(Lirik Bir Fabl)
Kışın kapıyı hafifçe çaldığı bir evin eşiğinde,
Gizli bir güneş gibi şarkı söyleyen ocağın nefesinde,
Otururdu kedi; halının üstünde bir ay gibi,
Esinti dolu adımları, şafak bakışlı gözleriyle.
Kuyruğu sallanırdı huzurlu bir mısra misali,
Kendi küçük krallığında sessiz bir hanımefendi sanki.
Sıcaklığı içerdi, çiçeklerin sabah çiyini içtiği gibi,
Evi şefkat ve umutla canlı tutardı her dem diri.
Ama dışarıda, rüzgârın uğuldadığı kapı önünde,
Yağmurun çatıyı bir asker gibi dövdüğü o yerde,
Dururdu sadık köpek; fırtınada bir meşe gibi,
Bir muhafız ruhu ve bir yuva kalbiyle.
Ne bir ateş isterdi o,
Ne de bulutlardan bir yastık;
Sadece kapıyı beklerdi,
Gerçek bir krallığın nöbetçisi gibi dimdik.
Bir akşam kedi, kadife sesiyle şöyle dedi:
— Ben bu uçsuz buçaksız ocağın tacıyım;
Bu sıcaklığın içine zarafet getiririm,
Huzur içinde dinlenen bir gül yaprağı gibiyim.
Köpek, toprak rengi gözlerini kaldırdı şafağa karşı:
— Doğrudur dostum, sen nazik huzurun şarkısısın.
Fakat kapıda bekleyen yoksa, ışığın değeri ne?
Fırtına pençesiyle ezerse, çiçeğin değeri ne?
Sen geceyi güzelleştiren aysın,
Bense fırtınayı durduran duvar.
Sen ocaktaki ruhun sakinliğisin,
Bense eşiği koruyan o adım.
Kedi sustu…
Ve o sessizlikte anladı ki;
En parlak yıldızın bile,
Kendini koruyacak bir gökyüzüne ihtiyacı vardır.
Nazik adımlarla yaklaştı ona,
Bir yaraya dokunur gibi bir tüy hafifliğinde,
Ve yanına oturdu köpeğin;
Bir hanımefendi gibi değil—
Bir dost gibi.
O geceden sonra,
Ocak daha sıcak yandı,
Kapı daha güvenli durdu,
Ve ev, bir kalp gibi oldu:
İçinde yumuşaklık,
Etrafında cesaretle.
Ana Fikir: Hayatta, kalp büyük olduğunda hiçbir rol küçük değildir.
Kimisi duvarları korur, kimisi ruhu ısıtır—
Ancak sadece saygı ve birlik,
Bir binayı gerçek bir "yuva" yapar.
Yazar: Sheqere Sina
Arnavutluk
Yorum Yazın