
İzmir’in meltemini arkasına alan, bir annenin şefkatiyle bir kadının sarsılmaz duruşunu notalarına işleyen bir isimle karşı karşıyayız. Çağla Özdem, sadece bir şarkıcı değil; dijital dünyanın dinamiklerine hakim, kalemini samimiyetle bileyen bir sanatçı. 29 Mayıs’ta dinleyiciyle buluşacak olan "Bülbül Gibi Usandık" öncesinde, Edebiyat Magazin Gazetesi İzmir Şube Müdürümüz Erhan Özdemir, sanatçının dünyasına konuk oldu.
Erhan Özdemir: Çağla Özdem kimdir, sizi biraz tanıyabilir miyiz? Profesyonel müzik yolculuğunuz nasıl başladı?
Çağla Özdem: İzmir doğumluyum ve Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunuyum. Eğitimim bana bir eseri üretmenin ötesinde, onu doğru bir iletişim diliyle dinleyiciye ulaştırmanın önemini öğretti. Şarkılarım yıllardır evimizin içinde yankılanıyordu; bir anne olarak çocuklarımın bu şarkılarda bulduğu mutluluğu görünce, bu duyguları profesyonel bir vizyonla tüm dünyaya açma vaktimin geldiğine inandım.
Erhan Özdemir: Yıllardır yazıyorsunuz ama neden profesyonel adımı şimdi attınız? Üretim süreciniz nasıl işliyor?
Çağla Özdem: Her şeyin doğru bir zamanı olduğuna inanıyorum. Üretim sürecimde benim için en kırmızı çizgi samimiyettir; bu yüzden şarkılarımın sözlerinin tamamını kendim yazıyorum. Müzik ve vokal prodüksiyonunda ise modern teknolojinin sunduğu imkanları, kendi bestelerimi hayata geçirmek için bir enstrüman gibi kullanıyorum. Bu, geleneksel söz yazarlığını geleceğin tınılarıyla buluşturduğum, benim için çok heyecan verici bir süreç.
Erhan Özdemir: İlham size nasıl gelir? O sözler nasıl dökülür?
Çağla Özdem: İlham bazen gün içindeki tatlı bir koşturmacadan, bazen de gece herkes uyuduğundaki o derin sessizlikten doğuyor. Hayatın o canlı halinden beslenip, sessizlikte o duyguları kağıda döküyorum.
Erhan Özdemir: 29 Mayıs’ta çıkacak olan "Bülbül Gibi Usandık" şarkınızın tarzı ve hikayesi nedir?
Çağla Özdem: Bu şarkı, Rock tınılarının hakim olduğu, sitemkar ve güçlü bir duruşu temsil ediyor. "Bülbül gibi usandık" derken, aslında çok sevmenin getirdiği o büyük yorgunluğu ve sonunda ulaşılan o sitemkar olgunluğu vurguluyorum.
Erhan Özdemir: Şarkılarınızda tek bir türle sınırlı kalmadığınızı görüyoruz. Bu çeşitlilik nereden geliyor?
Çağla Özdem: Kendimi tek bir türün içine hapsetmiyorum; kalemimden Rock bir parçanın ardından hüzünlü bir arabesk, enerjik bir pop veya bir ninni dökülebiliyor. Hayat tek bir tempodan ibaret değil; ben her ruh haline eşlik edebilecek bir müzikal yelpaze sunmak istiyorum.
Erhan Özdemir: Müzikal yolculuğunuzdaki bir sonraki durağınız neresi?
Çağla Özdem: 29 Mayıs’taki çıkışımızın ardından, 10 Temmuz’da "Leyla" isimli yeni çalışmamı dinleyicilerle buluşturacağım. Hedefim müziğimi Almanya, Azerbaycan ve Amerika gibi farklı coğrafyalara da taşıyarak global bir kitleye ulaşmak.
Erhan Özdemir: İzmirli bir sanatçı olmanın üretimlerinize etkisi nedir?
Çağla Özdem: İzmir’in o kendine has özgür ruhu, denizi ve rüzgarı yazdığım her satıra sızıyor. Ancak hedefim bu yerel ruhu evrensel bir dille birleştirip tüm dünyaya duyurmak.
Erhan Özdemir: Görsel içeriklerinizi de kendiniz kurguluyorsunuz, bu süreç nasıl işliyor?
Çağla Özdem: Şarkılarımın görsel dünyasını dijital araçlarla bizzat kurguluyor ve güncel sosyal medya dinamiklerine göre stratejilerimi belirliyorum. Müzik artık hem göze hem kalbe hitap etmeli.
Erhan Özdemir: Dinleyicileriniz Çağla Özdem şarkılarında ne bulacak?
Çağla Özdem: Hayatın içinden gerçek kesitler, bir annenin duyarlılığını ve bir kadının güçlü, sarsılmaz duruşunu bulacaklar.
Erhan Özdemir: Son olarak, hayallerinin peşinden gitmek isteyenlere mesajınız nedir?
Çağla Özdem: Hayallerin yaşı ve zamanı yok. Benim yolculuğum, bir kadının içindeki üretim aşkını keşfetme hikayesi. Samimiyetle söylenen her söz, eninde sonunda bir kalbe ulaşır.
EDİTÖRDEN SON SÖZ Çağla Özdem ile gerçekleştirdiğimiz bu keyifli sohbette, müziğin sadece sesten ibaret olmadığını, bir strateji, bir ruh ve en önemlisi büyük bir samimiyet gerektirdiğini bir kez daha gördük. Sanatçının "Bülbül Gibi Usandık" teklisindeki sitemkar ama dik duruşu, modern müzik piyasasında özgün bir boşluğu dolduracağının sinyallerini veriyor. Müziğini teknolojinin imkanlarıyla harmanlarken özündeki İzmirli ruhu korumayı başaran Sayın Çağla Özdem'e bu samimi açıklamaları için teşekkür ediyor; global müzik yolculuğunda başarılarının devamını diliyoruz.
Röportaj: Erhan Özdemir

Yorum Yazın