Ana Sayfa
  • MENU
  • KÜLTÜR- SANAT
  • Edebiyatın İz Bırakanları
  • GÜNDEM
  • MAGAZİN
  • ŞİİR
  • ÖYKÜLER
  • RÖPORTAJ
  • YAZARLAR
  • Yazarlar
  • Foto Galeri
  • Web TV
  • Yazarlar
  • Nöbetçi Eczaneler
  • Firma Rehberi
  • Seri İlanlar
EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
KÜLTÜR- SANAT
Edebiyatın İz Bırakanları
GÜNDEM
MAGAZİN
ŞİİR
ÖYKÜLER
RÖPORTAJ
YAZARLAR
    • Zihinsel Eylem
      • Makaleler
      • Zihinsel Eylem
      Zihinsel Eylem
      04 Mart 2025 14:00
      Son Güncelleme:04 Mart 2025 14:00
      Süheyil Aydın
      Paylaş |

      Güneşin bütün utangaçlığı üstünde, ıslanmış kirpiklerini kurutuyordu o sabah. Göz kapaklarında kaybolan çiğ damlalarını yaşıyor, güneşin gittikçe arsızlaşan ışığıyla dans ediyordu adeta. Belirsiz bir tebessüm yerleşmiş olan yüzünü sağa sola çevirip rüzgarını hissediyordu kainatın. Sessizliğin müziğini oluşturan sesler zaman geçtikçe çoğalıyor, birbirine karışan uğultu güneşle beraber yükselirken Haliç'in kenarında hayatın başlama sesi duyuluyordu, bir vapurun kornasıyla uçuşan martıların kanatlarında. Hayallerinin havada süzülüp dalgaları çosturduğu o anlarda, kapalı gözlerinin ardında miskince oyalanıyordu. Bir süre sonra dışardan ( hadi birader uyan, sabah oldu...)sesler duymaya başlamış, bir süre daha öyle kalmak için dirense de sesler yaklaşıp omzuna temas eden elin varlığıyla gözlerini açmış bütün büyü bozulmuştu. Artık kendine ait olmayan hatta kimseye ait olmayan bu dünyanın milyonlarca insanı gibi kalabalık ama yapayalnız tek parçasıydı. Mahmurluğu gitmemiş gözlerine bakan neşeli temizlik görevlisinin umuduna şahit olurken istemsizce sual etti. Yalnızlık nedir sence? Bu soru karşısında bir an şaşıran temizlikçi süpürgesine dayanıp uhrevi bir edayla, herkes yalnızlık Allah a mahsus der, öyle de. Benim hissettiğim; huzur vermeyen, üzen, yoran insanlardan uzak olmak. Sadece tek olmak değil bence, insan düşününce de gülüyorsa yalnız sayılmaz. Yalnızken de yalnız değiliz o yüzden olmalı diyerek süpürgesini eline alıp işini yaparak uzaklaştı. 
      Sabah sabah nereden aklına gelmişti bu soru kendi de bilmiyor, zihnini kurcalıyor bulamıyordu ama biliyordu ki bugün cevap bulması gereken bir soru vardı artık. Peşine düşecek illaki bir cevap bulacaktı. Bir yandan yıllardır cevabı netleşmemiş bir soruya cevap bulmanın zorluğunu düşünürken, bir yandan da en net kabul edilebilir cevabı bulup tarihin sayfalarında kendine yer edinecekti. Bu düşüncelerle vardığı tarih kokan caminin altındaki küçük çay ocağının taburesine oturmuş, çayını yudumlamaya başlamıştı. Zihnini meşgul eden bu sorunun cevabını sakallarına aklar düşmüş,  hayatın yorgunluğunu omuzlarında taşıyan, yüzlerce insanın hayatına eşlik eden çaycıya yöneltti. Çaycı, tek başınayken sıkıntı olmayan ama cemaatle birlikteyken eğreti hissettiğin zamanki ruh hali diye tanımladığı yalnızlığın sonuna; iyi, dolu bir hayat hikâyesinin önüne geçecek hiçbir şey yoktur diye ekleyip sesizce kendine dünyasına döndü. Aynı soruyu duyan diğerleri henüz genç olan , orta yaş üstü bir benlik, dünyanın en karamsar adamı sırayla kendi cevaplarını verdiler. Genç, yalnızlık sevgisizliktir ve ondan gelir. Sevgi ya da sevgiyi hissederek büyüyen çocuklar yalnız olduklarını düşünmezler dedi. Orta benlik; sakinlik, huzur ve kendini dinlemek olarak tanımlarken. Karamsar, bulunduğum durum dedi ve bin kişinin hiç kimse oluşu diyerek sözlerini tamamladı. 
      Sonunda oluşan sessizlikle beraber herkesin bakışını yüzünde hissederek, kendi sorusuna cevap bekleyenlerin merakını giderme ihtiyacı ile bence yalnızlık, zihinde oluşan bir eylemdir. Her zihin kendine has düşüncelerle örülü bir sarmaşık gibidir. Ana mekanizmasından çıkan her dal her yaprak birbirine dolaşıp kaynaşarak bir bütün oluşturur. Oluşan bu bütün, insanın kendisiyle var ettiği veya var edemediği her şeydir. Sonunda oluşan her şey bütünün kendisi olup ama hiçbir şey olmamanın manasına varırsa işte o zaman, kişi benliğinin ötesine geçip insan olmanın ötesinde bütün benliklere nüfuz edip kendi benliğini yok eder ve koca nebat içinde bütün insanlığı saran evrensel bir sarmaşık olur. Böylece bu sarmaşık zihinde oluşan eylemin kendisi olduğu gibi yalnızlık kavramının da ölümüdür. Yalnızlık öldüğünde ise yaşam yeniden başlamış olur. Ama insanoğlu öylesine hayatın kendisidir ki, hayatın dışına çıkıp bu şekilde varlığını zihinsel olarak onurlandırmayı başaramaz. Bunu başaranlar ise toplumda kabul görmedikleri için kendilerini toplumdan soyutlamış olurlar. Bu nedenle esas yalnızlığın içinde yaşayanlar,  onlar olmasına rağmen, yalnızlık onlarla değildir ve sıradan insan yalnızlığı onlardan uzaktır diyerek çayının son yudumunu alıp tarihe kendince bir not düşüp kalabalık insan yalnızlığının içinde kaybolup gitti.

       

       

      EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ

      Yorum Yazın

      Yorumlar

      • O anlar

        Genel olarak güzel bir yazı. İnsanı yormayan akıcı ve kolay okunur bir anlatım dili olmakla beraber, bir o kadar da anlaşılması zor bir yazı. Konuya tam vakıf olabilmeniz için en az yazar kadar zeki, hızlı düşünen ve hayal dünyası çok zengin biri olmanız gerekir. Tabi bir de yalnızlığı çok iyi tahlil edecek kadar yalnız yaşamış olmanız lazım .Ne diyelim; Kalemine saglık
      • SİMAYNUR TOPRAK

        Hocam çok güzel yazmışsınız. Yüreğinize sağlık. SAYGILAR.YALNIZLIK sağ duyulu insanların KADERİDİR.Bu yalnızlık insanın birini bulamadığı için değildir.İnsanlara güveni kalmadığı içindir.Yaşadığı bazı şeylerden yorulduğu içindir.Yorulmuş insan dinlenmek ister,kırılmış insan güvenmek ister.Ve etrafında güveneceği kimseyi göremeyince YALNIZ KALMAK ister.
      • SİMAYNUR TOPRAK

        Hocam çok güzel yazmışsınız. Yüreğinize sağlık. SAYGILAR.YALNIZLIK sağ duyulu insanların KADERİDİR.Bu yalnızlık insanın birini bulamadığı için değildir.İnsanlara güveni kalmadığı içindir.Yaşadığı bazı şeylerden yorulduğu içindir.Yorulmuş insan dinlenmek ister,kırılmış insan güvenmek ister.Ve etrafında güveneceği kimseyi göremeyince YALNIZ KALMAK ister.

      Yazarın Diğer Yazıları

      • Benlik parçalanması

        27 Nisan 2026
      • İnanç Kıskacında Birey, Toplumsal Kutuplaşma ve Cumhuriyet Medeniyeti

        03 Mart 2026
      • Bir Çocuğun Gülüşünde Saklı Yaşamın Gerçek Anlamı

        22 Ocak 2026
      • Bu Toprakların Sırrı: Kardeşliğin Yenilmezliği

        21 Kasım 2025
      • Doymayan İnsan: Gücün Açlığı ve Toplumsal Çürüme

        29 Eylül 2025
      • İkiyüzlülüğün Banknotu: Bir Ülkenin Özeti

        06 Ağustos 2025
      • Araftaki Solucanlar: Varlık, Hırs ve Öğrenilmiş Çaresizlik

        03 Temmuz 2025
      • Kendini Yitiren İnsan, Bir Hiçliğe Yolculuk

        31 Mayıs 2025
      • Maddenin Gölgesinde İnsan

        15 Mayıs 2025
      • Adaletin Körlüğü: Evrensel Bir Hakikat"

        10 Nisan 2025
      • Zihinsel Eylem

        04 Mart 2025
    • Haberler
      • İzmir Reklam Dünyasında Yeni Dönem: Style Ajans Hizmete Girdi!
        İzmir Reklam Dünyasında Yeni Dönem: Style Ajans Hizmete Girdi!
      • Defne’nin Geleceği İçin Dev Koordinasyon: Başkan Öntürk Sahada!
        Defne’nin Geleceği İçin Dev Koordinasyon: Başkan Öntürk Sahada!
      • Mustafa Söğüt: "Şiir Yazarken Aslında Sustuğum Her Şeyi Konuşturuyorum"
        Mustafa Söğüt: "Şiir Yazarken Aslında Sustuğum Her Şeyi Konuşturuyorum"
      • Antakya Çevre Koruma Derneği’nden Çernobil Yıldönümünde Sert Uyarı: “Bu Bir Kader Değil, Tercihtir!
        Antakya Çevre Koruma Derneği’nden Çernobil Yıldönümünde Sert Uyarı: “Bu Bir Kader Değil, Tercihtir!
      • Antakya'nın Diriliş Muştusu: Patrik 10. Yuhanna Yıkıntılar Arasında Umut Dağıttı
        Antakya'nın Diriliş Muştusu: Patrik 10. Yuhanna Yıkıntılar Arasında Umut Dağıttı
      • Edebiyatın Tescilli Markası Mustafa Çifci’den Büyük Başarı: "Duygusal Ayrılık" 2. Baskısında!
        Edebiyatın Tescilli Markası Mustafa Çifci’den Büyük Başarı: "Duygusal Ayrılık" 2. Baskısında!
      • İskenderun’da Dev Obruk Paniği: Şantiye Sahası Metrelerce Derine Çöktü!
        İskenderun’da Dev Obruk Paniği: Şantiye Sahası Metrelerce Derine Çöktü!
      • Hatay’da 23 Nisan: Güvenlik Kıskacında Sessiz ve Derin Coşku
        Hatay’da 23 Nisan: Güvenlik Kıskacında Sessiz ve Derin Coşku
      • Beş Güzel Şiir - Eva Petropoulou-Lianou,
        Beş Güzel Şiir - Eva Petropoulou-Lianou,
      • Yemenli Şair Al-Sumaidi’den Ruhun Derinliklerine Yolculuk: "Nefes Kesen Parıltın"
        Yemenli Şair Al-Sumaidi’den Ruhun Derinliklerine Yolculuk: "Nefes Kesen Parıltın"
      İstanbul nöbetçi eczaneleri
      Bizi takip edin
      • facebook
      • Twitter
      • İnstagram
      • Youtube
  • EDEBİYAT MAGAZİN GAZETESİ
    • Künye
    • Kvkk Aydınlatma Metni
    • Çerez Politikası
    • Topluluk Kuralları
    • Yazıların Sorumluluğu
    • İletişim ve Sosyal Medya
    • HAKKIMIZDA
    • MİSYONUMUZ
    • VİZYONUMUZ
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
  • facebook
  • Twitter
  • instagram
  • Linkedin
  • Youtube
© 2017 e-magazin.tv Tüm Hakları Saklıdır.
  • Haber Gönder
  • Firma Ekle
  • İlan Ekle
Haber Yazılım